4 Şubat 2018 Pazar

Loving Vincent | Film

Garip bir Pazar sabahından selamlar.
Bugün ki konuğum bir film.
Sinemada izlemek için çok can attığım bir film.
Bursa'da gösterime girmeyeceğini duyduğumda çok üzüldüğüm, daha sonra Bursa'da tek bir sinemada gösterime girdiğini duyduğumda çok sevindiğim, ve yine daha sonra tek seans olduğunu ve onun da 21.50de başladığını öğrendiğimde yine çok üzüldüğüm ve en son sevgili komşumun indirdiğini öğrendiğimde çok sevindiğim, o meşhur film Loving Vincent.
Aslen Hollandalı olan ünlü ressam Vincent van Gogh hakkında olduğunu biliyoruzdur sanırım.
Kısaca konusu:
Ünlü Hollandalı ressam Vincent van Gogh'un ölümünün üzerinden 1 yıl geçmiştir. Postacı Roulin, ressamın kardeşi Theo'ya gönderdiği, ancak bir türlü yerine ulaşamayan mektubu elden vermesi için oğlu Armand'ı Auvers-sur-Oise'a gönderir. Armand bu görevi pek istemese de kabul ederek söz konusu kasabaya gider. Ancak Theo da vefat etmiştir, mektubu Van Gogh'un dostu Dr. Gachet'ye vermesi gerekir. Doktorla görüşebileceği anı beklerken kasaba halkından birçok kişiyle tanışan Armand, ressamın sanatının esin kaynaklarına ve ölümüne giden sürece dair çok şey öğrenir.
*sinemalar.com
Bu film için; 115 ressam, 65,000 tane yağlı boya tablosu yapmış. Bu tabloların birleştirilmesiyle birlikte de Loving Vincent filmi ortaya çıkmış.
Ressamların emeğine ve başarısına gerçekten hayran kaldım. Görseller muhteşemdi. Sadece gözü bozuk biri olan ben için biraz yorucuydu. Her biri bir resimden film karesine dönüşen tabloları takip etmek zor geldi diyebilirim.
Bir de aslında film beklentimin altındaydı. Gözümde çok çok büyütmüştüm bu filmi, lakin konusu açısından biraz yetersiz buldum. Evet kabul ediyorum, daha etkileyici ve uzun bir senaryo için çok daha fazla kareye ihtiyaç vardı ve bu çok daha zorlayıcı olacaktı, fakat böylesi de bir nebze sıkıyor gibi izlerken.

Yine de, Vincent Van Gogh'un hayatına dair bir şeyler öğrenmek ya da çok farklı bir tarzda çekilmiş bir film izlemek isterseniz, Loving Vincent'ı öneririm.

Not: Hollanda'da iken Van Gogh müzesine gitmeyi çok istemiştim fakat ilk gidişimde müze restorasyonda, ikinci gidişimde ise çok sıra olduğu için girememiştim. Müzenin dıştan fotoğrafını da hemen buraya bırakıyorum. :)
Van Gogh Müzesi (Arka Taraf) - 2012

Van Gogh Müzesi (Ön Taraf) - 2014
Not: O tabelaların altında inanılmaz bir insan sırası vardı. :D

1 Şubat 2018 Perşembe

Barışın Başkenti - Mudanya | Gezdim Gördüm

“Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir.” Bosna Atasözü


Merhabalar herkese.
Bilenleriniz var, tatildeyim. İş açısından. :) Bu hafta yüksek lisans derslerim tekrar başladı. Bu dönem çok daha güzel ve daha düzenli geçecek diye düşünüyorum.

Her neyse, hazır işe gitmiyorken, Bursa içinde görmediğim yerleri gezmeye başlayayım diye düşündüm ve dün Mudanya'ya gittim, komşucuğum Gamze ile beraber. Yaşadığım yerden Mudanya tek otobüsle ortalama 45 dakikalık bir mesafede kalıyor. Budo iskelesinde indik ve batıya doğru yürümeye başladık.

İlk ziyaretimizi Mudanya Mütareke Müzesi'ne yaptık.
*Mudanya Ateşkes Antlaşması; Kurtuluş Savaşı'nın sıcak savaş dönemini sonlandırıp, diplomatik dönemini başlatan antlaşma. Barış antlaşması olmasından ötürü Barış'ın Başkenti olarak adlandırılıyor Mudanya.
Müzenin ikinci katından başlıyorsunuz gezmeye. İsmet İnönü'nün odası, yaver odası bu katta yer alıyor. İlk katta ise antlaşmanın yapıldığı oda, delegelerin odası ve antlaşma maddeleri tartışılırken İsmet İnönü'nün sinirlenerek üzerine vurup kırdığı mermer masa yer alıyor. Müze giriş ücreti ise: 5 TL.
Müzeden çıktık ve o an kendimizi tam olarak Rum sokaklarında hissettik. Bir kafeden gelen hoş bir müzik sesi eşlik etti bizlere. Mütareke Müzesinin tam karşısında da Mütareke Meydanı var ve meydanda Mütareke Anıtı ile İsmet İnönü heykeli yer alıyor.
Meydanın batısına doğru ilerlemeye devam ettiğimizde bizi eski Rum evleri karşıladı. Öyle güzel evler vardı ki. 1 numaralı o tarihi evi gördüğümüzde yaşadığımız sevinci burada sizlere tarif etmem mümkün değil.
Not: Mudanya'daki tüm evlerin önünde fotoğraf çektirdim sanırım. Instagram üzerinden paylaşıyorum, hala takip etmediyseniz nrmnpnr olarak bulabilirsiniz beni. :D
Saat 10.30-13.30 arası durmadan yürüdük. Tüm Mudanya tarihi evlerini gördük neredeyse. Daha sonra Meral Abla'nın Yeri isimli bir balık restorantında ızgara balık yedik.
Yolunuz düşerse tavsiyemdir, uğrayın. Terasından Marmara Denizi manzaralı, çalışanlarının çok ilgili ve samimi olduğu ve balığının da çok lezzetli olduğu bir mekan çünkü. Balıktan sonra yediğimiz sıcak tahin helvası da çok güzeldi. İlk defa tattım ve çok beğendim.
Daha sonra tekrar otobüsümüzün gelmesini bekledik ve döndük. Çok güzel bir gün ve çok harika bir gezi oldu. Fotoğrafları hemen altta bulabilirsiniz.
Mütareke Meydanı


Mudanya Mütareke Müzesi